Search on this blog

Search on this blog

Açık iletişim, insanların iç dünyalarını anlayarak, duygu ve düşüncelerin yutulması ya da çarpıtılması yerine, saldırgan olmayan bir şekilde ifade ederek anlayışa ulaşmasıdır. Açık iletişimde kişi kendini ifade etme biçiminde klasik ilişkiye göre daha esnektir ve ilişkide karşıdakini incitme ya da kaybetme korkusu daha az olur. Açık iletişim en etkili iletişim şekli olarak kabul edilir; bu iletişim türünde yaşananlar doğrudan ifade edilir ve karşıdakini suçlamadan iletişim kurulur(1,2).

     Etkili açık iletişim kurmanın temel adımları arasında iletişim kurduğunuz kişi veya taraflara karşı empati ve anlayış yer alır. Bu süreçte çevresel faktörlerden uzak durulması, dikkat dağılmasının engellenmesi ve tüm konsantrasyonun konuşmaya verilmesi öneriliyor. Duyguların açıkça ifade edilmesi, hisslerin fade edilmesiyle elde edilen açık iletişimin önemli bir özelliğidir (2,3).

     Açık iletişim kurarken iletişim yönteminin karşı taraf üzerinde yaratabileceği etkiyi de göz önünde bulundurmalısınız. Başkalarını etkileyen şey ne söylediğimiz değil, nasıl söylediğimizdir, bu yüzden mesajımızı nasıl ileteceğimize odaklanmalıyız. Açık iletişim kelimelerin ötesine geçerek duygu ve düşüncelerin açıkça ifade edilmesiyle daha anlamlı hale gelebilir (3,4).

     Açık iletişim uygulamalarını hayata geçirmek için öncelikle kendimizi ve duygularımızı doğru ifade etme becerisini geliştirmeliyiz. Buna empati, aktif dinleme ve karşılıklı anlayış gibi unsurlar dahildir. Ayrıca açık iletişim stratejileri; açık sorular sorma, yargılamadan dinleme ve “ben” diliyle iletişim kurma şeklinde somutlaşabilmektedir. Bu teknikler iletişim sürecinde karşılıklı güven ve saygıyı artırarak daha verimli ve olumlu ilişkiler kurulmasına yardımcı olur (5).

     Açık iletişim, işyerinde karşılıklı bilgi paylaşımını ifade eder ve resmi, resmi olmayan ve dolaylı iletişim biçimlerini içerir. Güven, açık iletişimin temelini oluşturur ve zamanla, karşılıklı bağlılıkla ve samimiyetle inşa edilir. İşyerinde açık iletişim kültürü oluşturmak, düzenli güncellemeler yapmayı, hedefleri ve sonuçları kamuoyuyla paylaşmayı ve tüm ekip üyelerinin şirket stratejisine katkılarını anlamalarını sağlamayı gerektirir. Bu uygulamalar, çalışanların hedefler doğrultusunda çalışmasını, işlerin neden ve nasıl yapıldığını anlamasını ve yeni fikirlere temel oluşturmasını sağlayarak kurumun başarısına doğrudan etki etmektedir (6,7).

KAYNAKÇA

  1. Cüceloğlu, D. (2016). İletişim Donanımları. (52. Baskı). İstanbul: Remzi Kitabevi.
  2. Arslanoğlu, İ. (2018). İnsan İlişkileri ve İletişim. (1. Baskı). Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.
  3. Dökmen, Ü. (2016). İletişim Çatışmaları ve Empati. (56. Baskı). İstanbul: Remzi Kitabevi.
  4. Şahin, S., ve Aral, N. (2012). Aile içi iletişim. Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi, 1(3), 55-66. https://doi.org/10.1501/Asbd_0000000029.
  5. Egan, G. (1998). The Skilled Helper; A Problem Ma nagement Approach to Helping. (6. Baskı) USA: Brooks/Cole Publishing Company, Adivision of Wadsworth, Inc.
  6. Halis, M. (2000). Örgütsel iletişim ve iletişim tatminine ilişkin bir Araştirma. Atatürk Üniversitesi iktisadi ve idari bilimler dergisi, 14(1).
  7. KARCIOĞLU, F., Timuroğlu, K., & ÇINAR, O. (2009). Örgütsel iletişim ve iş tatmini ilişkisi–bir uygulama. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme İktisadi Enstitüsü Dergisi, (63), 59-76.